Başkan Anaç: ‘Çiftçi üretim yaparken satış fiyatını bilemiyor’

ADIYAMAN (PERRE) - Berfin GÜRBÜZ- Mehmet Anaç, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) 2026 yılı hububat alım fiyatlarını hâlâ açıklamamasını eleştirerek, çiftçinin artan maliyetler karşısında belirsizlik ve ekonomik baskı altında bırakıldığını söyledi. DEVA Partisi Adıyaman İl Başkanı Anaç, gübre, mazot, ilaç, tohum ve finansman giderlerindeki ciddi artışa dikkat çekerek, mevcut koşullarda üreticinin ürününü hangi fiyata satacağını bilmeden hasada yöneldiğini ifade etti.

Güncel - 21-05-2026 18:12

DEVA Partisi Adıyaman İl Başkanı Mehmet Anaç, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) 2026 yılı hububat alım fiyatlarını hâlâ açıklamamasına yönelik açıklamalarda bulundu. Anaç, çiftçinin artan maliyetler karşısında üretim yapamaz hale geldiğini belirterek hükümetin tarım politikalarını eleştirdi.

Mehmet Anaç, hububat alım fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) fiyat açıklamamasını eleştirdi. Anaç, yaptığı açıklamada tarım politikaları, üretim maliyetleri ve çiftçinin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti.

DEVA Partisi Adıyaman İl Başkanı Mehmet Anaç, çiftçinin artan maliyetler karşısında zorlandığını belirterek, mevcut tarım politikalarının üreticiyi olumsuz etkilediğini ifade etti. Anaç, gübre, mazot, ilaç, tohum, işçilik ve finansman giderlerindeki artışa rağmen üreticinin ürününü hangi fiyata satacağını bilmediğini söyledi.

Anaç, açıklamasında 2026 yılı hububat alım fiyatlarının henüz duyurulmamasını eleştirerek, bu durumun üreticide belirsizlik oluşturduğunu savundu. TMO'nun fiyat açıklamamasının sahada ciddi bir öngörüsüzlük yarattığını ifade eden Anaç, çiftçinin borçlanarak üretim yapmak zorunda kaldığını dile getirdi.

Açıklamada ayrıca, tarımda planlama eksikliği, ithalat politikaları ve üreticinin piyasa koşullarına karşı korunmasız bırakıldığı yönünde değerlendirmeler yer aldı. Anaç, devletin üreticiyi desteklemesi ve maliyetleri düşürücü sübvansiyonlar uygulaması gerektiğini belirtti.

Mehmet Anaç'ın açıklamasının tamamı şu şekilde yer aldı:

"Bugün çiftçimizin en büyük sorunu; artan maliyetlere rağmen ürününün para etmemesi değil, iktidarın yıllardır sürdürdüğü yanlış ve liyakatsiz tarım politikalarıdır.

Çiftçi artık alın terinin karşılığını alamamakta, üretim yapabilmek için bankalara ve kooperatiflere borçlandırılarak adeta faiz düzeninin mahkûmu haline getirilmektedir.

Gübre, mazot, ilaç, tohum, işçilik ve finansman maliyetleri son bir yılda katlanmış; iktidar ise üreticinin feryadını duymamayı tercih etmiştir.

Geçtiğimiz yıl 13.5 bin TL seviyelerinde açıklanan buğday alım fiyatları, bugün oluşan maliyetler karşısında en az 20 TL seviyesinde olması gerekirken, yer yer hasat başlamış olmasına rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi hâlâ alım fiyatlarını açıklayamamaktadır. Çünkü yönetemiyorlar.

Çiftçi bugün tarlasını biçiyor ama ürününü kaça satacağını bilmiyor. Saraydan ekonomi yönetenler ise milletin gerçeklerinden ve sahadan tamamen kopmuş durumda.

Dünyanın gelişmiş tarım ülkelerinde devlet üreticisini korur; çiftçi daha tohumu toprağa atmadan kaça satacağını ve ne kazanacağını bilir. Çünkü devlet plan yapar, üreticisine güven verir, milli tarımı stratejik mesele olarak görür.

Ülkemizde ise iktidar çiftçiyi her yıl bilinçli şekilde belirsizliğe mahkûm etmektedir. Üretici tüccarın, fırsatçının ve ithalat lobilerinin insafına terk edilmiştir.

Bugün gelinen noktada tarım politikası tamamen çökmüştür. Hükümetin yıllardır uyguladığı plansızlık, ithalat bağımlılığı ve günü kurtarmaya dönük politikalar yüzünden üretici üretmekten vazgeçme noktasına gelmiştir.

Çiftçi kazanamıyor, gençler köyde kalmıyor, tarlalar boş kalıyor. İktidar ise çözüm üretmek yerine ithalatla günü kurtarmaya çalışıyor. Yabancı firmaları destekleyen bu anlayış, kendi üreticisini yalnızlığa ve yoksulluğa itmiştir.

DEVA Partisi olarak buradan iktidara açık çağrımızdır:

2026 yılı hububat alım fiyatları derhal açıklanmalıdır. Açıklanacak fiyat; çiftçinin maliyetini karşılayan değil, çiftçiye insanca yaşam ve refah sağlayacak seviyede olmalıdır. Çiftçinin emeğini yok sayan hiçbir fiyat kabul edilemez.

Ayrıca:

Mazot,

Gübre,

İlaç,

Tohum,

Makine ve ekipman giderleri

üzerindeki ağır maliyet yükü devlet tarafından güçlü şekilde sübvanse edilmelidir. Çiftçi bankalara mahkûm edilmemeli; üreticiye faizsiz ve erişilebilir destek sağlanmalıdır.

DEVA Partisi olarak biz; ithalatçı anlayışa, rant düzenine ve üreticiyi yok sayan böyle bir sisteme karşıyız. Bizim anlayışımız; üretenin kazandığı, planlı tarımın uygulandığı, çiftçinin borç değil umut biriktirdiği bir Türkiye'dir.

Bu ülkenin çiftçisi sahipsiz değildir. Türk tarımını çöküşe sürükleyen bu kötü yönetim değiştiğinde; yeniden üreten, kazanan ve kendi kendine yeten bir Türkiye mümkündür."

Kaynak : PERRE

Günün Diğer Haberleri