Ayfer Yolcu
Ayfer Yolcu
Giriş Tarihi : 03-12-2021 16:38

İNSAN OL!

İNSAN OL

Dünyanın üzerine bir ağırlık çökmüştü.  Gök bulutsuz, yer susuz... Çekip gitmişti tüm renklerin parlaklığı, canlılığı. Her şey bir külrengiydi. Kaybolan renkler, ruhun ışığını da soluklaştırmıştı. O solunca da her şey ruhsuz, ışıksız ve cansız kalmıştı. Yerde başlayan hayat, şimdi insanlığı yıkıma götürecek kadar hareketli durmaksızın. Çaresizce sancılanan yeryüzünün dinmek bilmiyordu ağrısı. Ve dünya, insana küsmüştü artık. Yeraltı sularını çekiyor, su kaynakları azalıyor, gökyüzü berraklığını kaybetmiş, can yakan felaketler ise durmaksızın devam ediyor. Tüm bunları yapmasının bir sebebi vardı. İnsanlığın yok oluşunu gösteren çok açık manzaralardı bunlar. İnsanlığa bir ‘iyilik’ metaforu düşmeliydi artık. Çünkü nehirler taşıyamıyor, denizler yıkayamıyor insan kirliliğini. Çıldırmıştı asrın Firavunları, Karunları, Ebu Cehilleri. İnsanlık, kör topal olmuştu çağın en muhtaç olduğu bir zamanda. Can suyu tükenmişti artık sevgiden uzak, merhametten uzak kalplerin. Yürekte derin yaralar açmış ve onları ürkütücü bir karanlığa sürüklemişti. Peki neydi bizi böylesine karanlığa sürükleyen şey. Hangi olay bize iyilik yapmayı unutturdu? Asaletimize, özümüze zarar veren neydi? Kendi hırslarımızın mı kurbanı olduk? İhtiras ve arzularımızın esiri altında kalmış, imanımıza gölge düşürmüş nefsimiz, bize ne kadar zulüm ediyordu oysa. İçinde yaşadığımız, nefesini soluduğumuz bu dünya; acıları paylaşan, yüreklere su serpen, geleceği için çabalayan, koşuşturan ve mutluklarımızı paylaştığımız, dertlerimizi paylaştığımız bir yanımızı alıp söndürmüş gibi geriye sadece acı bırakmıştı. İyiliğin, sevginin, vefanın, kardeşliğin o duygu dolu konuşmaların arasında insanlık yok olmuş gibiydi..

 Dünya hayatını on bir asır önce terk eden ve hayatını anlam arayışına ve anlamlıyı anlatmaya çalışan; Mevlana, Yunus Emre, Kant, Nitche gibi büyük düşünürlere ilham kaynağı olan Hallâc-ı Mansur’a atfedilen bir söz var, “Cehennem acı çektiğinizi kimsenin duymadığı yerdir” der. Mazlum da, içinde yaşadığı o acıyı dünya böyle olmuşken nasıl kelimelere dökebilirlerdi ki.  İçini kemiren şeyi vicdan sahibi, merhametli, insanlara ulaştırarak bu sessiz çığlıkları nasıl susturabileceklerdi. Onlara olan mesafemiz uzadığı için gidecek yolları da bulamıyoruz. Çünkü hırslarımız, arzularımız, bitmek bilmeyen kavga ve çağrışmalarımız vicdanlarımıza taştan, betondan duvarlar ördü. Ve böyle olunca hiç kurumaz dediğimiz yeraltı kaynaklarımız tükenmeye mahkum. İsraf edilen inançlar, duygular ser sefil… Yüreklerden silinen bu değerlere şimdi hangi yıldız ışıldar? Can suyu tükenmiş kalplere hangi insan güvenle dalabilirdi ki? Anlatmaya kalemim güçsüz, kelimelerim kifayetsiz kalıyor. Yine de diyorum ki sen; akan ırmak gibi, ekmek gibi, su gibi ol. Dokunduğun bulunduğun yeri yeşert. İnsanların seni nefret ettiği yerlerde değil de,  seni her zaman görmek isteyecekleri, görmediği zaman özleyecekleri , konuşurken sesinde sohbetinde dinlenebileceği; merhametten, sevgiden yana sözlerle insanlığa merhem ol, İNSAN OL!!!

@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Gölbaşı’nda Cumhuriyet Bayramı Coşkuyla Kutlandı
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Adıyaman'ın En Başarılı Belediyesi Sizce Hangisi?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Gölbaşı MYO öğrencilerinden çevre temizliği
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA