Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirilen MYK Toplantısı'nın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, mutlak butlan kararının ardından partinin izleyeceği yol haritasının değerlendirildiğini belirterek, yaşanan sürecin siyasi bir operasyon olduğunu savundu.

"AKP'nin Yargı Kolları ve Butlan Kolları Ortak Hareket Etti"

Partinin son yerel seçimlerde elde ettiği başarıya dikkat çeken Emre, yaşanan sürecin tesadüfi olmadığını öne sürerek, "Bugün genişletilmiş bir MYK toplantısı gerçekleştirdik. Önceki dönem MYK'de yer alan ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nde görev alan arkadaşlarımızı da dahil ederek gündemi geniş bir şekilde değerlendirdik. Ortada şu sonuç var; partimizin son yerel seçimlerde birinci oluşu, cesaretle mücadele etmesi ve Saray'ın bir cici muhalefeti haline gelmeyi reddetmesi karşısında AKP'nin yargı kolları, partimiz içerisindeki maalesef butlan kollarıyla birlikte ortak hareket ederek böyle bir kumpası kurdular" dedi.

"Türkiye Cumhuriyeti Bir Tek Adam Devleti Haline Gelmeyecektir"

Ankara'da düzenlenen bayramlaşma programı ve Anıtkabir yürüyüşüne değinen Emre, vatandaşların gösterdiği desteğin önemli olduğunu söyleyerek, "Biz dün yüz binlerce vatandaşımızla birlikte Ankara'da bayramlaştık. Daha sonra Cumhuriyet tarihinin en önemli yürüyüşlerinden birini yaparak Anıtkabir'e yürüdük. Atamıza gittik. O alan tıka basa dolmuşken dahi yürüyüş devam etti. Bu görüntüler hem bizler hem de bu karar sonrasında umutsuzluğa kapılan vatandaşlarımız açısından yüreklere su serpmiştir" ifadelerini kullandı.

Türkiye'de meşruiyetin kaynağının halk olduğunu vurgulayan Emre, "Türkiye Cumhuriyeti asla ve asla bir adamın, bir zümrenin, bir kişinin ya da bir partinin tekeline girmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti; egemenliğin kayıtsız şartsız halktan alındığı, meşruiyetin halktan alındığı bir devlettir. Çeşitli ayak oyunlarıyla, yargıyı kullanarak, farklı enstrümanlarla siyasi partilere kumpas kurularak bir tek adam devleti haline gelmeyecektir" dedi.

"Partililerin İradesine Dayanmayan Hiçbir Yönetimin Meşruiyeti Yoktur"

Siyasi partilerde meşruiyetin delege ve parti tabanının iradesinden geçtiğini belirten Emre, mutlak butlan kararına yönelik eleştirilerini sürdürerek, "Bizim açımızdan meşruiyet halktan aldığınız oydur. Bir parti halktan yeteri kadar destek bulmuyorsa ve rakibine gayriahlaki şekilde kumpaslar kuruyorsa o da meşruiyetini kaybetmiştir. Partiler açısından da delege iradesine dayanmayan, partililerin iradesine dayanmayan hiçbir yönetimin de meşruiyeti yoktur" dedi.

"Özgür Özel'i FETÖ ile İlişkilendirmeye Çalışan Bir Akıl Görüyoruz"

Kemal Kılıçdaroğlu'nun "FETÖ artıklarını temizleyemediğim için özür dilerim" sözlerinin ardından yaşanan tartışmalara da değinen Emre, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yönelik suçlamalara tepki gösterdi.

Emre, "Sayın Genel Başkanımıza yönelik dünkü açıklamalardan sonra belli ki önceden çalışılmış, çok organize bir şekilde sosyal medyada ve çeşitli platformlarda saldırılar yapıldığını görüyoruz. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'i FETÖ ile ilişkilendirmeye çalışan, sanki irtibatı varmış gibi bir algı oluşturmaya çalışan bir aklı görüyoruz. Bundan 10 yıl önce bir FETÖ itirafçısının beyanları üzerinden sanki oradaki ifadeler doğruymuş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel'in geçmişte FETÖ davalarına karşı sergilediği tutumu hatırlatan Emre, şunları söyledi:

"Sayın Özgür Özel ilk milletvekili olduğu dönemde, daha Cumhuriyet Halk Partisi kurumsal olarak Ergenekon davalarını takip etmeden gidip o davaları izlemiş, kumpasları dile getirmiştir. Gerek Ergenekon'da, gerek Balyoz'da, gerek İzmir Askeri Casusluk Davası'nda mağdur edilen askerleri ziyaret etmiştir. Bu konuda kitap yazmıştır. İzmir Askeri Casusluk Davası'nı kimse bilmezken oradaki kumpasları ortaya çıkarmıştır."

"15 Temmuz Gecesi Meclis'i Terk Etmedi"

Emre, Özgür Özel'in 15 Temmuz darbe girişimi sırasındaki tutumuna da dikkat çekerek,

"En önemlisi ise o zamanki Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu'nun uçakta bulunması nedeniyle 15 Temmuz gecesi inisiyatif almış, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelmiş, Meclis'in açılmasına katkı sunmuş, Meclis'e bomba atıldığı anda dahi Genel Kurulu terk etmemiştir. Meşruiyetin yanında durduğunu Cumhuriyet Halk Partisi adına ilan etmiş ve büyük bir cesaret göstermiştir. O günkü tutumu nedeniyle FETÖ'cüler hariç bu ülkedeki her kesimden takdir almıştır" dedi.

"Grup Toplantımızı Yapacağız"

CHP'nin grup toplantısının yapılıp yapılmayacağı yönündeki tartışmalara da açıklık getiren Emre, toplantının gerçekleştirileceğini söyledi.

Emre, "Bizim toplanmak ve konuşmak için özel bir şeye ihtiyacımız yok. Biz grup toplantımızı yapacağız. Genel Başkanımız nerede konuşuyorsa grup toplantısı oradadır. Orası bizim salonumuz. Biz oraya gireceğiz, konuşmamızı yapacağız. Olması gereken budur. Bir anormallik olursa o zaman birlikte görmüş olacağız" diye konuştu.

"Pazartesi İmzaları Topluyoruz"

Parti içindeki süreç kapsamında delegelerin imzalarının toplanacağını belirten Emre, "Pazartesi günü imzaları topluyoruz. Mahkemenin kararının doğrultusunda yetkili olan delegelerin imzasını topluyoruz" dedi.

"Bir An Evvel Kurultay Yapılmalı"

Partinin önündeki çözüm yolunun kurultay olduğunu savunan Emre, kurultayın geciktirilmemesi gerektiğini belirterek, "Buradan çıkış nasıl olacaktır? Bir an evvel seçim, bir an evvel kurultay. Hemen. Hiçbir bahanesi yoktur. Eğer tedbir kararı vardır, olmaz deniyorsa bu Yargıtay'a verilecek iki dilekçeye bakar. Temyizden feragat edilir, karar kesinleşir ve kurultay kararı alınmasının önünde hiçbir engel kalmaz. Bütün bunlar bahanedir" ifadelerini kullandı.

Kurultayın yapılmaması halinde CHP'nin seçimlere katılımının tehlikeye girebileceğini ileri süren Emre, "2023 ve sonrasındaki tüm kurultaylar mahkemece iptal edildiğinden CHP'nin geçerli kurultayı Temmuz 2020 tarihli kurultaydır. Siyasi Partiler Yasası'na göre kurultaylar belirli sürelerde yapılmak zorundadır. Bugün Temmuz 2026 itibarıyla 6 yıllık süre dolacaktır. Bu Cumhuriyet Halk Partisi'ni çökertme, tarihten silme operasyonudur. Bir an evvel seçim demeyen, bu yönde karar almayan ve irade göstermeyen herkes bu işin sorumlusu olur" dedi.

Kaynak : PERRE