Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin görüşülme tarihine ilişkin bazı sosyal medya platformları ve basın yayın organlarında yer alan iddialara yönelik açıklama yaptı.

DMM, kanun teklifinin Sevr Antlaşması'nın yıl dönümünde özellikle TBMM gündemine getirildiği yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

'TBMM'NİN ÇALIŞMA TAKVİMİ ANAYASAL USULLER ÇERÇEVESİNDE YÜRÜTÜLÜYOR'

DMM tarafından yapılan açıklamada, TBMM'nin çalışma takviminin anayasal usuller ve yasama süreçleri doğrultusunda belirlendiğine dikkat çekildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Gazi Meclisimiz, Sevr dayatmasını yırtıp atan, Milli Mücadele'yi zafere ulaştıran birlik ve beraberliğimizin nişanesi, millet iradesinin tecelligâhıdır. TBMM'nin çalışma takvimi de anayasal usuller ve yasama süreçleri çerçevesinde yürütülmektedir."

'ART NİYETLİ SEMBOLİK EŞLEŞTİRMELER'

Kanun teklifinin görüşülme tarihinin Sevr Antlaşması'nın yıl dönümüyle ilişkilendirilmesine tepki gösterilen açıklamada, bunun kasıtlı bir sembolik tercih olmadığı vurgulandı.

DMM açıklamasında, "Bu süreçlerin, art niyetli sembolik eşleştirmelerle ilişkilendirilmeye çalışılması, toplumun sarsılmaz bütünleşmesini ve kamuoyunu yanıltmayı hedefleyen açık bir provokasyondur" denildi.

'TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ ETRAFINDA DAYANIŞMA'

Açıklamada, Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" hedefi etrafında birlik ve beraberliğini güçlendirmeye devam ettiği belirtilerek, görüşülen kanun teklifinin de bu hedef doğrultusunda hazırlandığı ifade edildi.

DMM, teklifin "iç cephenin tahkim edilmesini ve milli dayanışmanın güçlendirilmesini amaçlayan tarihi bir adım" olduğunu savundu.

VATANDAŞLARA 'RESMİ AÇIKLAMALARI TAKİP EDİN' ÇAĞRISI

DMM, vatandaşlara sosyal medya ve bazı yayın organlarında dolaşıma sokulan iddialara karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu.

Açıklamada, "Bin yıllık kardeşliğimizi, ortak geleceğimizi ve milli birlikteliğimizi hedef alan bu tür fitne odaklarına karşı vatandaşlarımızın hassas olması, asılsız iddialara itibar etmeyerek yalnızca resmi açıklamaları dikkate alması büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verildi.