"Hayatlar, Tercihler ve Gelecekler: Gençler Ne İstiyor, İlişki ile Ebeveynlik Kararlarını Neler Şekillendiriyor?" başlıklı rapora göre gençler aile kurmak, evlenmek ve çocuk sahibi olmak istiyor ancak ekonomik belirsizlik, barınma sorunu, güvenceli işe erişim, cinsiyet eşitsizliği ve geleceğe dair kaygılar bu hayallerin önündeki en büyük engeller arasında yer alıyor.

73 ÜLKEDEN 109 BİN GENÇLE GÖRÜŞÜLDÜ

UNFPA'in 2026 Dünya Nüfus Günü kapsamında yayımladığı rapor, 73 ülkeden 18-39 yaş arasındaki yaklaşık 109 bin gençle gerçekleştirilen Demografik Gelecek Araştırması'nın bulgularına dayanıyor.

Raporda, gençlerin ilişki kurma, evlilik, ebeveynlik ve gelecek planlarını şekillendiren etkenlere ilişkin kapsamlı veriler paylaşıldı.

Dünya genelinde bugün 15-24 yaş arasında 1,2 milyar genç yaşadığı, bu sayının 2030 yılına kadar yaklaşık 1,3 milyara ulaşmasının beklendiği belirtildi. Türkiye'de ise 2026 yılı itibarıyla 12,7 milyon genç bulunduğu ve gençlerin toplam nüfusun yüzde 14,8'ini oluşturduğu kaydedildi.

GENÇLER EVLİLİKTEN VE ÇOCUK SAHİBİ OLMAKTAN VAZGEÇMİŞ DEĞİL

Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, gençlerin büyük çoğunluğunun evlilik ve ebeveynliği hâlâ gelecek hedeflerinin önemli bir parçası olarak görmesi oldu.

Rapora göre her 3 gençten 2'sinden fazlası evlenmek, her 10 gençten 8'i ise çocuk sahibi olmak istediğini belirtiyor. Gençlerin idealinde ise en az iki çocuklu bir aile bulunuyor.

Buna karşın araştırmaya katılan gençlerin önemli bir bölümü, ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle bu hedeflerini ertelemek ya da bu hayallerinden vazgeçmek zorunda kaldığını ifade ediyor.

EKONOMİ, İŞ VE BARINMA EN BÜYÜK ENGEL

Rapora göre gençlerin aile kurma ve çocuk sahibi olma planlarının önündeki en büyük engellerin başında maddi güvence, istikrarlı iş, barınma masrafları ve geleceğe ilişkin belirsizlikler geliyor.

Gençler, ebeveyn olmadan önce yalnızca ekonomik olarak değil, duygusal olarak da hazır hissetmek istediklerini belirtiyor.

Çatışmalar, iklim değişikliği, güvencesizlik ve dünyanın geleceğine ilişkin kaygılar da gençlerin aile kurma kararlarını doğrudan etkiliyor.

CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ AİLE KURMA KARARLARINI ETKİLİYOR

UNFPA raporunda, cinsiyet eşitsizliğinin de gençlerin gelecek planları üzerinde belirleyici olduğu vurgulandı.

Özellikle çocuk bakımı başta olmak üzere ev içindeki ücretsiz bakım yükünün orantısız biçimde kadınlara bırakılması, erişilebilir çocuk bakım hizmetlerinin sınırlı olması ve iş-aile yaşamını dengeleyecek politikaların yetersizliği, gençlerin aile kurmaya ilişkin endişelerini artırıyor.

Raporda, ücretli ebeveyn izni, esnek çalışma modelleri, iş yeri kreşleri ve aile dostu politikaların önemine dikkat çekildi.

UNFPA TÜRKİYE TEMSİLCİSİ KHAN: GENÇLER ÇOK AÇIK BİR MESAJ VERİYOR

UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam A. Khan, raporun gençlerin sesine kulak verilmesi gerektiğini güçlü biçimde ortaya koyduğunu belirtti.

Khan, "Gençler bize çok açık bir mesaj veriyor. Aile kurmak istiyorlar. Evlenmek, çocuk sahibi olmak ve güven içinde bir gelecek inşa etmek istiyorlar. Ancak bunu mümkün kılacak koşullara ihtiyaç duyuyorlar. Özellikle politika yapıcıların bunu duyması ve gençlerin hayalini kurdukları yaşamı ve aileyi inşa edebilmelerinin önündeki engelleri kaldırması gerekiyor." dedi.

Raporda öne çıkan temel mesajın, gençlerin aile kurmak istemediği değil, bunu mümkün kılacak koşulların oluşturulmasını talep ettiği olduğu belirtildi.

TÜRKİYE'DE DE TABLO BENZER

Rapora göre Türkiye'de de küresel eğilimlere benzer bir tablo görülüyor. Doğurganlık hızı düşerken, nüfus yaşlanıyor.

Türkiye'de toplam doğurganlık hızı 1,42'ye gerilerken, daha önce yapılan ulusal araştırmalar ailelerin ideal çocuk sayısının hâlâ ortalama 2,8 olduğunu ortaya koyuyor.

Bu durum, sorunun insanların artık çocuk istememesi değil, pek çok kişinin istediği aileyi kurabilecek ekonomik ve sosyal koşullara sahip olmaması olduğunu gösteriyor.

GENÇ KADINLARIN İSTİHDAMI DÜŞÜK, BAKIM YÜKÜ AĞIR

Türkiye'de genç kadınların istihdam oranının genç erkeklerin yaklaşık yarısı düzeyinde kaldığı, yaklaşık her 4 gençten birinin ise ne eğitimde ne istihdamda ne de bunlara hazırlık sürecinde olduğu belirtildi.

Ayrıca her 14 gençten birinin eğitim ya da iş nedeniyle başka bir ile göç ettiği ifade edildi. Bu durum, gençlerin gelecek planlarının yaşadıkları yerdeki eğitim ve istihdam olanaklarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koydu.

Ebeveyn olmanın kadınların çalışma hayatını erkeklere kıyasla çok daha fazla etkilediği de raporda yer aldı. Üç yaşın altında çocuğu bulunan kadınların yalnızca yüzde 27'sinin çalıştığı, aynı hanelerde yaşayan erkeklerde ise bu oranın yüzde 91'e ulaştığı belirtildi.

UNFPA Türkiye'nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yaptığı analize göre, özel sektörde çalışan kadınların yüzde 56,5'i doğumdan sonraki ilk bir yıl içinde işini bırakıyor.

Bu durumun başlıca nedenleri arasında bakım sorumluluklarının eşit paylaşılmaması, iş ve aile yaşamını dengelemede yaşanan zorluklar, esnek çalışma modellerinin sınırlı olması ve güvenilir çocuk bakım hizmetlerine erişimdeki sorunlar yer alıyor.

"GENÇLERİN HAYALLERİNİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILMALI"

UNFPA, demografik değişimin tek ve hızlı bir çözümü olmadığını, insan odaklı ve uzun vadeli yatırımların kritik önem taşıdığını vurguladı.

Raporda, gençlerin sağlık, eğitim, istihdam ve sosyal koruma alanlarında desteklenmesi; aile dostu politikaların güçlendirilmesi; cinsiyet eşitliğini temel alan, hak temelli ve kanıta dayalı politikaların geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.

UNFPA, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile yakın iş birliği içinde hazırlanan 8. Ülke Programı 2026-2030 kapsamında, gençlerin güçlenmesini ve iyi olma halinin desteklenmesini temel öncelikleri arasında gördüğünü belirtti.

Program kapsamında ergenler ve gençlerle birlikte çalışılarak onların bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi, karar alma kapasitelerinin güçlendirilmesi, yaşamlarını ve geleceklerini ilgilendiren kararlara daha aktif katılmaları ve liderliklerinin desteklenmesi hedefleniyor.

Kaynak : PERRE