Adıyaman'da gülmeyi unuttuk. Acımız büyük ,her yerde hatıralar sert bir rüzgar misali yüzümüze çarpıyor.
Acımızı gömsek mi, yoksa dışa mı vursak bilemiyoruz.. Özlem bir hançer gibi yüreğimize saplanırken, mezarlığa bazen bir gül bazense bir oyuncak bırakıyoruz...
Deprem şehitliğine gittiğimde bir genç kız geldi ve tahminen 7_8yaslarinda olduğunu tahmin ettiğimiz bir meleğin baş ucuna forma koydu. Sari lacivert uçak tefek bir forma üstü.. kanımız döndü, konuşamadık çevredekilerle.
Yaşça büyük bir teyze yanaştı "güzel kızım yapmayın böyle ,bu kıyafeti başka bir çocuğa hediye et yavrum"dedi. Cevap o kadar acıydı ki: "Teyzecigim, kardeşim sağken en son bu formayı almamızı istedi. Surekli erteledik alamadık. Simdi getirdik ,"dedi. O ağladı, hepimiz ağladık.
NEFES ALMAK ZOR BU DİYARDA...