Adıyaman'da, bölge tabip odalarının ortak çağrısıyla düzenlenen basın açıklamasında konuşan Adıyaman Tabip Odası Başkanı Elif Hamamcı Çetgen, Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç'un İzmir'de bir hastane açılışında kullandığı ve kamuoyunda tepki çeken ifadelerin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Kadınları, Kürtleri ve anadil hakkını hedef alan ırkçı, cinsiyetçi ve ayrımcı söylemleri reddediyoruz" dedi.
Ortak açıklamanın Adıyaman, Ağrı, Kars, Ardahan, Iğdır, Batman, Bitlis, Diyarbakır, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Şanlıurfa ve Van-Hakkari Tabip Odalarının imzasıyla kamuoyuyla paylaşıldığı belirtildi.
"Bu Söylemler Sadece Mizah Olarak Değerlendirilemez"
Çetgen, kullanılan ifadelerin yalnızca bir "fıkra" ya da mizah örneği olarak görülemeyeceğini belirterek, "Bu sözler; kadınları aşağılayan, Kürt kimliğini hedef alan, anadil hakkını küçümseyen ve sağlık hizmetinin temel etik ilkelerini değersizleştiren ayrımcı bir zihniyetin dışavurumudur" dedi.
"Dil Engelleri Sağlıkta Eşitsizlik Üretiyor"
Türkiye'de Kürtlerin uzun yıllardır dillerinin ve kimliklerinin görünmez kılındığını söyleyen Çetgen, bunun yalnızca kültürel bir hak ihlali olmadığını ifade ederek, "Anadilin görünmez kılınması yalnızca kültürel bir hak ihlali değil, aynı zamanda eğitimden adalete, sosyal hizmetlerden sağlığa kadar pek çok alanda eşitsizlik üreten yapısal bir sorundur. Sağlık alanı da bu eşitsizliklerden bağımsız değildir" ifadelerini kullandı.
Çetgen açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:
"İzmir'de gerçekleştirilen bir hastane açılışında sarf edilen ve kamuoyunda haklı tepkiye yol açan ifadeler; yalnızca bir "fıkra" ya da "mizah" örneği olarak değerlendirilemez. Bu sözler, kadınları aşağılayan, Kürt kimliğini hedef alan, anadil hakkını küçümseyen ve sağlık hizmetinin temel etik ilkelerini değersizleştiren ayrımcı bir zihniyetin dışavurumudur.
Türkiye'de Kürtler, yıllardır dillerinin ve kimliklerinin inkâr edildiği, kamusal alandan dışlandığı politikaların sonuçlarıyla yaşamaktadır. Anadilin görünmez kılınması yalnızca kültürel bir hak ihlali değil, aynı zamanda eğitimden adalete, sosyal hizmetlerden sağlığa kadar pek çok alanda eşitsizlik üreten yapısal bir sorundur. Sağlık alanı da bu eşitsizliklerden bağımsız değildir.
Hekimler olarak biliyoruz ki dil, sağlık hizmetinin asli unsurlarından biridir. Hastanın kendisini anadilinde ifade edememesi; öykü alma süreçlerini, tanı ve tedavi uygulamalarını, bilgilendirilmiş onam hakkını ve hasta güvenliğini doğrudan etkilemektedir. Anadilinde sağlık hizmetine erişememek, milyonlarca insan açısından sağlık hakkına eşit ve etkin biçimde ulaşamamak anlamına gelmektedir.
Türk Tabipleri Birliği'nin Hekimlik Meslek Etiği Kuralları, Dünya Tabipler Birliği'nin etik bildirgeleri ve insan hakları alanındaki evrensel ilkeler; hekimlerin dil, kimlik, cinsiyet, etnik köken ve diğer farklılıklar temelinde ayrımcılık yapmaksızın hizmet sunma sorumluluğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. yıllardır dikkat çektiği üzere, sağlık hizmetlerinde dil engelleri halk sağlığı açısından önemli bir eşitsizlik kaynağıdır. Bu eşitsizlikler içinde dezavantajlı durumda olan kadınlar dil bariyerinden dolayı kamusal alandaki hizmetlerden faydalanamamakta ve daha fazla ayrımcılığa maruz kalmaktadırlar.
Tam da bu nedenle sağlıkta dil bariyerinin yarattığı sorunların tartışılması gerekirken, bu gerçekliğin alay konusu yapılması kabul edilemezdir. Kürt kadınlarını hedef alan cinsiyetçi ve aşağılayıcı ifadeler üzerinden anadil meselesinin mizah malzemesi haline getirilmesi; hem kadınlara hem Kürt halkına hem de sağlık hakkına yönelik açık bir saygısızlıktır. Ayrıca söz konusu ifadeler, hasta mahremiyetini ve hekim-hasta ilişkisinin etik temelini de değersizleştirmektedir. Hekimlik; insanların dili, kimliği, inancı, cinsiyeti ya da etnik kökenine göre ayrıştırılmasını değil, herkesin eşit parasız, ulaşılabilir nitelikli ve anadilinde saplık hizmetine erişimini savunan bir meslektir.
Bizler Bölge Tabip Odaları olarak; kadınları, Kürtleri ve anadil hakkını hedef alan ırkçı, cinsiyetçi ve ayrımcı söylemleri reddediyoruz. Toplumun tarihsel olarak ayrımcılığa maruz bırakılmış kesimlerini aşağılayan dilin normalleştirilmesine karşı çıkıyoruz.
Bir kez daha vurguluyoruz:
Sağlık hakkı evrensel bir haktır.
Anadilinde sağlık hizmetine erişim temel bir hasta hakkıdır.
Dil bariyerleri halk sağlığı sorunudur.
Kadınları ve halkları aşağılayan ayrımcı söylemler ifade özgürlüğü değil, eşitsizliğin yeniden üretimidir.
Sağlık kurumları ve sağlık politikaları eşitlik, insan onuru ve ayrımcılık yasağı temelinde şekillenmelidir.
Hekimlik mesleğinin evrensel değerleri, halkların eşitliği ve insan onuru yanında durmayı gerektirir. Bizler sağlık alanında yaşanan eşitsizlikleri görünür kılmaya, sağlıkta anadil hakkını savunmaya ve ayrımcılığın her türlüsüne karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.
Eşit, ücretsiz, ulaşılabilir, nitelikli ve anadilinde sağlık hakkını ve hekimlik meslek onurunu savunmaktan bir adım geri durmayacağımızı bir kez daha vurguluyoruz."
Kaynak : PERRE
