Yaman Haber ® - Haberi kaynağından takip edin
Yaman Haber ® - Haberi kaynağından takip edin
Ekonomi

Küçük: ‘Savaşların dördüncü cephesi rezerv odalarıdır, altın ekonomik savunmanın ilk hattıdır’

ADIYAMAN (PHA) - Gülbahar SÜNGÜ – Küresel ölçekte patlak veren çatışmaların yalnızca sıcak cephelerde değil, merkez bankalarının kasalarında, borsalarda ve döviz piyasalarında da yürütüldüğüne dikkat çeken Mali Müşavir Mehmet Küçük, Perre Haber Ajansı’na özel değerlendirmelerde bulundu. Savaşın ekonomik etkilerini detaylı şekilde analiz eden Küçük, özellikle altın piyasalarının ve döviz kurlarının savaş dönemlerinde birer “gizli cephe”ye dönüştüğünü vurguladı.

Google'da haber kaynağınız olarak seçmek için tıklayın
Küçük: ‘Savaşların dördüncü cephesi rezerv odalarıdır, altın ekonomik savunmanın ilk hattıdır’
Paylaş:

“Savaş yalnızca askeri değil, finansal bir mücadeledir; altın fiyatı, kur hareketi ve rezerv yönetimi bu mücadelenin görünmeyen cephesidir”

“Altın, savaşların en eski ve en güvenilir göstergesidir”

Küçük, savaşın başlamasıyla birlikte global yatırımcıların ilk refleksinin altına yönelmek olduğunu belirtti. Bunun temel sebebini şöyle açıkladı:

“Altın fizikidir, sınırlıdır ve merkez bankalarının bastığı paralar gibi itibari değildir. Bu nedenle yatırımcılar, savaşın başladığı anda riskli varlıklardan çıkar ve güvenli liman olarak altına yönelir. Bu talep artışı da doğrudan altın fiyatlarına yansır.”

“Merkez bankaları, rezervlerde altına yöneliyor”

Savaş riski taşıyan dönemlerde merkez bankalarının da döviz yerine altına yöneldiğini kaydeden Küçük, bu durumun piyasa dinamiklerini nasıl etkilediğine dikkat çekti:

“Altın, jeopolitik krizlerde dövize göre daha az manipüle edilebildiği için merkez bankaları rezervlerini altın lehine değiştiriyor. Bu da hem fiyatları artırıyor hem de global rezerv tercihlerinde dönüşüme yol açıyor.”

“Kur yükselişi, savaşın ilk ekonomik etkilerindendir”

Altınla birlikte savaşların etkilediği bir diğer alanın döviz piyasaları olduğunu vurgulayan Küçük, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Savaş nedeniyle risk primi yükselen ülkeler, yabancı sermaye girişinde zorlanır. Yatırımcılar, ülke parasından çıkar ve dövize yönelir. Bu da yerel para biriminin değer kaybetmesine, döviz kurunun yükselmesine neden olur.”

Ayrıca savaşın enerji tedarik zincirine etkisinin, ithalatçı ülkelerde maliyetleri artırarak enflasyona yol açtığını belirten Küçük, “Bu enflasyon, faiz artışlarını tetikler ve döviz baskısını daha da artırır. Kur ve enflasyon arasındaki bu kısır döngü, savaşın ekonomik yükünü derinleştirir” dedi.

“2022 örneği: Rusya-Ukrayna savaşı sonrası altın ve petrol tırmandı”

Küçük, teorisini somut bir örnekle destekleyerek 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşını hatırlattı:

“Savaşın başlamasıyla birlikte altın 2.000 dolar seviyelerine dayandı, petrol hızla yükseldi. Enerji ithalatçısı ülkelerin döviz rezervleri eridi. Merkez bankaları, rezerv stratejilerini yeniden gözden geçirdi. Yani savaşın ilk ekonomik dalgası doğrudan finans sistemini vurdu.”

“Savaş artık bankalarda, rezervlerde ve grafiklerde yaşanıyor”

Modern savaşların yalnızca askerî cephelerde değil, ekonomik alanlarda da yürütüldüğünü ifade eden Küçük, sözlerini çarpıcı bir ifadeyle noktaladı:

“Savaşın dördüncü cephesi artık rezerv odalarıdır. Altın bir maden değil, ekonomik savunmanın ilk hattıdır. Her savaş, bazen barut kokusuyla değil, grafiklerdeki kırmızı bir sıçramayla, kur ekranındaki ani bir yükselişle başlar. Dünya daha kırılgan, piyasalar daha hassas. Bugün savaş, sadece silahla değil; raporlarla, grafiklerle, rezervlerle yürütülüyor.”

Kaynak : PHA

Bu haber Yaman Haber ® - Haberi kaynağından takip edin tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Ekonomi Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yeni Slow Radyo