Yaman Haber ® - Haberi kaynağından takip edin
Yaman Haber ® - Haberi kaynağından takip edin
KÖŞE YAZISI

Suç ve ceza

Paylaş:

Türkiye’deki ceza sistemi insanı iki defa düşündürmeli bir defa değil. 

Toplumun en temel ihtiyacı güven duygusudur; bu da ancak adaletle sağlanır. Ancak bugün geldiğimiz noktada, birçok suçta verilen cezaların caydırıcılığı tartışılır hale gelmiş durumda. İnsanlar artık sadece suçun işlenmesine değil, sonrasında verilen cezaların yetersizliğine de tepki gösteriyor. Çünkü ceza, yalnızca bir karşılık değil; aynı zamanda bir önleme aracıdır.

Artık şu gerçeği açıkça konuşmak gerekiyor: Suç işleyen kişi, bunun bedelini hem özgürlüğüyle hem de maddi olarak ağır şekilde ödeyeceğini bilmelidir. Bu noktada ceza sistemine güçlü bir ekonomik yaptırım boyutu eklenmesi, yüksek maddi para cezaları yazılmadı gerekmektedir.

Kasten yaralama, insan canına kıymak, kadına şiddet, dolandırıcılık, uyuşturucu satışı ve toplum ahlakını bozan her türlü suç için yalnızca hapis cezası değil, aynı zamanda yüksek miktarlı para cezaları da uygulanmalıdır. Üstelik bu para cezaları devlet kasasına gitmekle sınırlı kalmamalı; doğrudan mağdurlara ya da mağdur yakınlarına aktarılmalıdır. Çünkü adalet, sadece cezalandırmak değil, zararı telafi etmektir.

Bugün basit gibi görünen bazı trafik ihlallerinde bile ciddi idari para cezaları uygulanıyor. Trafikte yüksek sesle müzik dinlemenin ya da usulsüz plaka (APP plaka) kullanmanın bile belirli bir yüksek ceza karşılığı var. 
Peki bu durumda şu soruyu sormak gerekmez mi: Toplum düzenini bozan bu tür ihlaller bile yüksek para cezaları ile cezalandırılırken, bir insanın hayatını karartan, bir aileyi yıkan ya da gençleri zehirleyen suçlar neden sadece hapis cezaları ile sınırlı kalıyor. 

Elbette hiçbir para, kaybedilen bir canın ya da yıkılan bir hayatın karşılığı olamaz. Ancak mağdurun ya da geride kalanların ekonomik olarak desteklenmesi, onların yalnız olmadığını hissettirmek açısından son derece önemlidir. Aynı şekilde dolandırılan bir vatandaşın zararının katbekat geri ödetilmesi ya da uyuşturucu ticareti yapanların tüm kazançlarının ellerinden alınması, hem adaleti güçlendirir hem de caydırıcılığı artırır.

Burada amaç intikam değil; dengeyi sağlamaktır. Suç işleyen kişi yalnızca birkaç yıl hapis yatıp hayatına kaldığı yerden devam etmemeli. Yaptığının sonuçlarını hem özgürlüğüyle hem de maddi olarak ödemelidir. 
İşte o zaman suç işlemeyi düşünen kişi bit defa değil iki defa düşünür.
Çok az paralar karşılığı bir başkasına zarar veren kiralık şahıslar yakalandığında çok yüksek para cezalarına maruz kalacağını düşündüğünde geri çekilecektir. 

Sonuç olarak, güçlü bir toplum güçlü bir adalet sistemiyle mümkündür. Caydırıcı, adil ve mağduru gözeten bir ceza anlayışı artık bir tercih değil, zorunluluktur. Çünkü adalet sadece verilmemeli, aynı zamanda hissedilmelidir.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Yaman Haber ® - Haberi kaynağından takip edin yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

M.Hakan Karaaslan — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yeni Slow Radyo