Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van baroları, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" hakkında ortak açıklama yayımladı.

16 baro, düzenlemenin silahların tamamen susmasını ve sorunların hukuk ile demokratik siyaset zemininde çözülmesini hedeflemesi bakımından önemli olduğunu belirterek kanuna ilkesel destek verdiklerini bildirdi.

'ÇATIŞMA ORTAMININ SONA ERMESİNE YÖNELİK HER SAMİMİ ADIM TARİHİ BİR FIRSATTIR'

Ortak açıklamada, yaklaşık yarım asırdır devam eden çatışmalı ortamın on binlerce insanın yaşamını yitirmesine, toplumsal acılara, zorunlu göçlere ve ağır ekonomik sonuçlara neden olduğu belirtilerek, bu ortamın kalıcı biçimde sona erdirilmesine yönelik hukuki ve demokratik girişimlerin desteklenmesi gerektiği ifade edildi.

Baroların açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Yaklaşık yarım asırdır on binlerce insanın yaşamını yitirmesine, derin toplumsal acılara, zorunlu göçlere ve ağır ekonomik bedellere neden olan çatışma ortamının kalıcı biçimde sona erdirilmesine yönelik her samimi hukuki ve demokratik adımı tarihî bir fırsat olarak değerlendiriyoruz."

'HUKUK TEKNİĞİ VE KAPSAMI BAKIMINDAN GELİŞTİRİLMESİ GEREKEN YÖNLERİ VAR'

16 baro, Çerçeve Yasa'ya destek verirken düzenlemenin eksikliklerine ilişkin değerlendirmelerini de kamuoyuyla paylaştı.

Kanunun hukuk tekniği ve kapsam açısından geliştirilmesi gereken yönleri bulunduğunu belirten barolar, buna rağmen silahların susmasını ve çözümün demokratik siyaset ile hukuk zeminine taşınmasını hedeflemesi açısından düzenlemeyi "tarihi bir adım" olarak değerlendirdi.

Açıklamada, "TBMM Genel Kurulunda kabul edilen 'Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun', hukuk tekniği ve kapsamı bakımından geliştirilmesi gereken yönleri bulunmakla birlikte, silahların tamamen susmasını ve sorunların hukuk ile demokratik siyaset zemininde çözülmesini hedeflemesi bakımından tarihî bir adımdır" denildi.

'KALICI BARIŞ YALNIZCA CEZA HUKUKU DÜZENLEMELERİYLE SAĞLANAMAZ'

Barolar, kalıcı barışın yalnızca ceza hukuku alanında yapılacak düzenlemelerle sağlanamayacağına dikkat çekti.

Sürecin hukukun üstünlüğü, şeffaflık, toplumsal adalet ve demokratikleşme ilkeleri temelinde ilerlemesi gerektiği vurgulanan açıklamada, temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi ve toplumun bütün kesimlerinin sürece katılımının sağlanması gerektiği ifade edildi.

'FARKLI YORUMLARA AÇIK HÜKÜMLER NETLEŞTİRİLMELİ'

Ortak açıklamada, kanunun uygulamasında farklı yorumlara neden olabilecek hükümlerin açık ve öngörülebilir hale getirilmesi çağrısında da bulunuldu.

Barolar, düzenlemenin kapsamının netleştirilmesi ve uygulamada eşitliğin sağlanabilmesi amacıyla objektif kriterlerin oluşturulmasının hukuk devleti ilkesi bakımından gerekli olduğunu belirtti.

Açıklamada, "Kanunun uygulamada farklı yorumlara yol açabilecek hükümlerinin açık ve öngörülebilir hâle getirilmesi, kapsamının netleştirilmesi ve eşit uygulamayı sağlayacak objektif ölçütlerin belirlenmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir" ifadelerine yer verildi.

'İLKESEL OLARAK DESTEKLİYORUZ'

Barolar, kanuna ilişkin eleştiri ve eksikliklere yönelik değerlendirme haklarını saklı tuttuklarını da vurguladı.

Ortak açıklama şu ifadelerle tamamlandı:

"Eksikliklerinin evrensel hukuk ilkeleri doğrultusunda giderilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerimizi saklı tutmakla birlikte; ülkemizin uzun yıllardır özlemini duyduğu kalıcı barışa katkı sunabilecek bu düzenlemeyi tarihî bir fırsat olarak görüyor ve ilkesel olarak destekliyoruz."

Kaynak : PERRE