Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç, son günlerde hakkında yapılan eleştirilere sert bir açıklamayla karşılık verdi. Arınç, kendisine yönelik ifadeler kullanan kişiye hitaben kaleme aldığı açıklamada hem kişisel saldırılara hem de siyasi eleştirilere tepki gösterdi.
"İsimler üzerinden başlayan polemik büyüdü"
Arınç, söz konusu kişiye yönelik olarak şu ifadeleri kullandı:
"Anadolu'da insanlar evlatlarına isim koyarken "adıyla yaşasın" diye dua ederler ki çocuklar onlara verilen isimlerin anlamı gibi bir karaktere sahip olsun.
Sana da edep sahibi olasın diye Edip; cömert ve hoşgörü sahibi olasın diye de Semih adını vermişler lâkin heyhat! Olamamışsın...
Her eline kalemi aldığında kime yakası açılmadık hangi hakareti etsem diye düşünen isminin anlamlarından uzak bu kişinin iki yıldır hakkımda yazdıklarını okuyor lâkin cevap verme ihtiyacı hissetmiyordum. Bunun iki nedeni var. Birincisi bu gibi isimlere karşılık verdiğinizde gemi azıya alırlar ve daha da hakaretamiz ifadelere sarılırlar. İkincisi ve daha önemli olan ise MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye karşı olan saygımdı. Sayın Bahçeli bana karşı olan eleştirilerinde çoğu zaman sert olmuştur ama 12 Eylül Darbesi'nin ardından ülkücülerin davalarını üstlenmem sebebiyle bütün ülkücülerin bana karşı sevgi ve saygısı olduğunu, kendisinin de bunu çok iyi bildiğini ifade etmiştir. Lakin geldiğimiz noktada had aşıldı, sabır taşı çatladı..."
"Vicdan, ahlak ve 40 yıllık siyaset vurgusu"
Açıklamasının devamında Arınç, uzun yıllardır siyaset içinde bulunduğunu ve kendisini vicdan ile ahlakın yönlendirdiğini ifade etti. Eleştiriler karşısında uzun süre sessiz kaldığını belirten Arınç, artık yanıt verme gereği duyduğunu söyledi.
Arınç, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
"Geçtiğimiz Cumartesi günü yaptığım bir konuşmada ifade ettiğim fikirler üzerine senin o irin damlayan kaleminden bana doğru akıttığın ifadeler bende tutmaz. 40 yıldır siyasetin içindeyim, tek rehberim de vicdan ve ahlâk oldu. Bugüne kadar bana karşı çemkirdiğin tüm ifadeleri temerrüt faizi ile sana iade ediyorum."
"Aile acısı ve 'şaribül leyli ven nehar' göndermesi"
Arınç, açıklamasının son bölümünde ise karşılıklı olarak yaşanan ortak bir acıya da değindiğini belirtti. Evlat acısının insan üzerindeki etkisine dikkat çeken Arınç, merhamet ve vicdan vurgusu yaptı.
Bu bölümde Arınç şu ifadeleri kullandı:
"Senin için "kimdir bu?" diye sorduğumda ne diyorlar biliyor musun? 'Şaribül leyli ven nehar' Tarih alanında profesörmüşsün, sen anlarsın ne demektir bu...
Seninle ortak bir acımız var; evlat acısı. Dünyanın en büyük acısıdır yalnız onu yaşayanlar bilir derler. İnan benim bir gecede saçlarım kırardı. Böylesine bir acıyı yaşayan insanlarda gözlemlediğim bir şey var. İnsanın vicdan terazisi hassaslaşır, merhamet kapıları ve gönül gözü ardına kadar açılır. Senin ise merhamet kapılarına zincir vurulmuş, vicdan terazin tartmaz gönül gözün kör olmuş.
Ezcümle diyeceğim şudur. Bu insan artık bunlara son vermelidir. Aksi takdirde kendisini bizzat Sayın Bahçeli'ye şikayet edecek ve kendisinin yardımcısı sıfatını taşıyan bu kişinin hakaretlerine son vermesini isteyeceğim. Bu hakaretlere karşı artık sesimi kısmak niyetinde değilim."
Kaynak : PERRE
