Önümüzde çok önemli bir hafta sonu var. Bu cumartesi, yani 13 Haziran’da milyonlarca gencimiz LGS sınavında ter dökecek. Evlerde, sokaklarda büyük bir heyecan ve tabii ki gelecek kaygısı var. Sınava girecek tüm kardeşlerime şimdiden yürekten başarılar diliyorum.
Ancak sınav sabahından hemen önce, hem kıymetli anne-babalara hem de parlak gençliğimize çok önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Gelin, sınavdan sonra başlayacak tercih döneminde şu soruyu kendimize dürüstçe soralım: Geleceğin dünyasında gerçekten ne iş yapacaksak, onun eğitimini mi alacağız; yoksa sadece duvara asılacak bir diploma mı kovalayacağız?
Bugün dünya baş döndürücü bir hızla değişiyor. Artık "yerel" dediğimiz şey bitti. Bugün herhangi bir fabrikanın üretim hattı, Almanya’daki bir yazılıma, Çin’deki bir çip krizine ya da yapay zekadaki yeni bir güncellemeye bağlı. Yani artık hepimiz hem yerel hem de küresel (glokal) düşünmek zorundayız.
Yıllardır yaptığımız büyük bir hata var: Başarıyı sadece dört yıllık, teorik üniversite diplomalarından ibaret sandık. "Çocuğum ne olursa olsun düz bir lise bitirsin, sonra bir üniversiteye kapak atsın" dedik. Sonuç ne oldu? Tüm dünyada büyüyen bir "diplomalı işsizler" ordusu... Diğer tarafta ise üretim tesislerine, teknoloji firmalarına bakıyorsunuz; yöneticiler bas bas bağırıyor: "Yapay zekayı kullanabilen, robotik sistemleri yöneten, dijital dünyayı ve üretimi bilen insan bulamıyoruz!"
İşte bu yüzden, tercih döneminde zihniyetimizi tamamen değiştirmek zorundayız. Mesleki ve teknik eğitim; diğer seçenekler olmadığında gidilecek bir sığınak değil, küresel dünyayı yakalamak isteyen başarılı öğrencilerin ilk tercihi olmalıdır. Akıllı bir kariyer planı, akademik başarıyı teknoloji ve modern teknik eğitimle buluşturmaktan geçer.
Kıymetli Veliler,
Evlatlarınızın geleceğini garanti altına almak istiyorsunuz, çok haklısınız. Ama artık dünya eski dünya değil. Eskiden "kolunda altın bilezik olsun" denirdi. Bugün o bileziğin içine dijital kod yazamayan, teknolojiyi üretemeyen geride kalıyor. Yeni nesil teknik eğitim, geçmişin o eski algılarından çoktan sıyrıldı. Bugünün modern teknik okulları; siber güvenlikten robotik kodlamaya kadar tam anlamıyla birer gelecek yuvası. Buradaki gençler daha lise çağında TEKNOFEST gibi dev arenalarda 4-5 proje birden üretiyor, küresel dünyaya kafa tutuyor. Çocuğunuzun parlak bir geleceğe sahip olmasını istiyorsanız, teknik eğitimi "B planı" değil, "A planı" olarak tercih listesinin en başına yazmalısınız.
Ve Sevgili Gençler,
13 Haziran Cumartesi günü önünüze gelecek kitapçık sizin sadece o anki ders bilginizi ölçecek. Sizin hayallerinizi, zekanızı ve dünyayı değiştirme potansiyelinizi asla sınırlayamaz. Sınavdan ne puan alırsanız alın, önünüzde kendinizi baştan var edeceğiniz ve doğrudan zirveye oynayacağınız muazzam bir yol var: Teknoloji ve Üretim. Gelecekte masa başında pasifçe iş beklemek yerine, bugünden üretimin ve dijital dünyanın tam merkezine geçmeyi siz tercih edin.
Kendimizi kandırmayı bırakalım. Dünyanın da ülkemizin de kalkınması, sadece teorik defterler doldurmaktan değil; pazarın ihtiyaç duyduğu teknik yetkinliğe sahip, üreten nesiller yetiştirmekten geçiyor.
Bu yüzden önümüzdeki tercih dönemi, sadece bir okul seçimi değil, bir gelecek tercihidir. Gelin bu yıl ezberleri bozalım. Gençlerimizi işsizlik kuyruklarına değil; üretimin, teknolojinin ve parlak bir kariyerin tam merkezine, modern teknik eğitime yönlendirelim.
Çünkü yarınlar, sadece tüketenlerin değil; yerelde üretip küresel düşünen, bu geleceği kendi isteğiyle kodlayan teknik beyinlerin olacak.