Adaletin Terazisi ve Siyasi Sistemin Açmazları

M.Hakan Karaaslan

19-03-2025 22:22

Gündeme dair bir yazı 

Haksız olanı bir çocuk bile yener, ancak haklı olanı bir dünya gelse yere vuramaz. Ne yazık ki, günümüzde haklı olanın değil, güçlü olanın ayakta kaldığı bir sistemle karşı karşıyayız. Oysa ki adalet, herkes için eşit uygulanmalı ve hukuk, kimseye ayrıcalık tanımamalıdır.

Bugün, adaletin ve hukukun üstünlüğünü tartışmak zorunda kalmamız bile sistemdeki açıkları gözler önüne seriyor. Eğer kanunlar herkes için eşit ve tavizsiz uygulanmış olsaydı, bugün birçok adaletsizlikle karşılaşmazdık. Suç, kişinin konumuna, gücüne veya servetine göre şekillenmemeli; herkes için aynı yaptırımları içermelidir.

Ancak maalesef, siyasi sistemler içinde bireyler devlet malını nasıl kullanabilirim düşüncesiyle yetiştirildiği için, dokunduğunuz herkesin bir şekilde suçla ilişkili olabileceğini görmek mümkün. Bu durum, devletin istediği kişiye istediği muameleyi yapabilmesine zemin hazırlıyor. Güçlü olanın korunup, zayıf olanın ezildiği bir düzen sürdürülebilir değildir. Tarih, zulmün hiçbir zaman karşılıksız kalmadığını defalarca göstermiştir.

Devlet, zamanı geldiğinde hesap sorar, ancak ilahi adalet hiçbir şeyi unutmaz. Herkes attığı adımlara dikkat etmek zorundadır. Kanunlar günün sonunda haklı ile haksızı ortaya çıkaracak en büyük terazidir. Bizim tek temennimiz, bireylerin ve kurumların yaptıklarının yanına kar kalmaması ve herkesin er ya da geç hak ettiği sonucu almasıdır.

Burada meselemiz herhangi bir siyasi parti meselesi değildir. Mesele, mevcut siyasi sistemin ve kanunların uygulanışındaki açık kapılar ve pasifliktir. Türkiye’nin uluslararası adalet sistemine örnek olabilmesi için, güçlü bir hukuk devleti anlayışıyla hareket etmesi ve sistemin baştan aşağı revize edilmesi şarttır. Bugün en pasif görünen bir bürokrat bile sistem içinde güç kazandığında istediğini yapabiliyorsa, ortada ciddi bir yönetim sorunu vardır.

Kanunlar, gücü ve nüfuzu olana esnetildiği için bugün bu sorunları yaşıyoruz. Oysa ki yıllardır vurguladığımız gibi, siyasi sistem değişmelidir. İnsanlar, aş ve iş için ya da ihale kapmak için parti kapılarında olmamalıdır. Ülkesine gerçekten hizmet etmek isteyenler, makul maaş ve yetki karşılığında bu makamlara gelmeli ve liyakat esas alınmalıdır. İşte o zaman ülkemiz istenilen huzur ve refah sistemine kavuşabilir.

Bugün diploması olmadığı iddia edilen bir kişinin, aldığı diplomanın bile şaibeli olması aslında sistemin ne kadar çürümüş olduğunun en net göstergesidir. İnsanlar, ortaya çıkmamış günahlarından ders çıkarmazlar. Ama unutulmamalıdır ki, dünya bir “etme-bulma” dünyasıdır.

Son olarak, tarihten kısa bir örnekle yazımı tamamlamak istiyorum.

Sokrates’e demişler ki:
“Bir özür dile, mahkeme seni affetsin.”
O ise şu cevabı vermiş:
“Özür dilersem alçak olurum, dilemezsem tarih beni yazar.”

Ve 2000 yıldır tarih, Sokrates’in haklılığını yazıyor.

Unutmayalım, kanunlar düzenli ve muntazam bir şekilde, zengin-fakir, güçlü-güçsüz ayrımı yapmadan herkese eşit uygulandığında, muasır medeniyetler seviyesine ulaşacağız.

Sağlık, huzur ve adalet dolu bir dünya dileğiyle…

DİĞER YAZILARI Asıl Sorun Demokrasi mi? Kurumsallaşamamak mı? 01-01-1970 03:00 Nereden Nereye 01-01-1970 03:00 Sağlıkta sessiz devirm 01-01-1970 03:00 Altın’da son durum 01-01-1970 03:00 Suç ve ceza 01-01-1970 03:00 Küçükbaş Hayvancılıkta yeni destek ve ekonomiye katkısı  01-01-1970 03:00 Ramazan’da Zam, Adıyaman’da zam Yarış mı var. 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da Mesafe Değil, Muhabbet Kazanır 01-01-1970 03:00 Adıyaman Ekonomisi Alarm Veriyor: Esnaf Ayakta Kalma Mücadelesinde 01-01-1970 03:00 Altın ve Gümüşte Neye Dikkat Edilmeli? 01-01-1970 03:00 4.17’de Başladı Herşey 01-01-1970 03:00 Kurtarıcı Yanılgısı ve Hayat Enerjimizin Sessizce Tükenişi 01-01-1970 03:00 Dünya kısır döngüler ile dönmeye devam ediyor 01-01-1970 03:00 İftira dinen de ahlaken de en büyük günahlardandır 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da Trafik Sorunu: Sorunun Kaynağı ve Çözüm Yolları 01-01-1970 03:00 Kahta’da Kitabın Bereketi, Halkçı Belediyeciliğin Güzel Bir Örneği 01-01-1970 03:00 Ev Gibi Değil: Bilimin Gözüyle Değişen Dünya ve İnsan 01-01-1970 03:00 Haritada Adıyaman Var Ama Hafızalarda Yok 01-01-1970 03:00 Adıyaman’a da Bir Millet Kütüphanesi Yakışmaz mı? 01-01-1970 03:00 45 Yıllık Bir Müsibetin Sonu: Umuda Açılan Kapı 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da Biriken Servet 01-01-1970 03:00 Adaletin Camı Filmle Kapanmasın 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Sonu: Terör Gidiyor, Türkiye Yükseliyor 01-01-1970 03:00 Faiz Kıskacında Bir Ekonomi: Yüzde 60 İle Ticaret Mümkün mü? 01-01-1970 03:00 MotoFest Ruhumuzu Ayağa Kaldırdı 01-01-1970 03:00 Adıyaman’ın Uyuyan Serveti 01-01-1970 03:00 Hayırlı pazarlar diliyorum 01-01-1970 03:00